Özkan Zere

Mihaly Csikszentmihalyi AKIŞ

Tadından yenmez bir hayat, ancak tadında bir mücadeleyi göğüsleyerek mümkün...

ZORLUKLAR YETENEKLERE KARŞI

Mutlu olmak için sade bir kural size; yetenek, bilgi ve becerilerinizden oluşan kapasitenizin kullanıldığı zamanlar, sizin için altın zamanlar.

Zamanın herhangi bir noktasında, başınızdaki işlerin zorluk dereceleri, sizin o andaki yeteneklerinize uygun düzeyde ise, işte siz de akıştaşınız demektir. 


Macar Asıllı, Pozitif  Psikoloji biliminin babalarından, Mihaly Csikszentmihalyi AKIŞ teorisini özet bir grafikle şöyle anlatıyor;


- dikey eksende "zorluk", 
- yatay eksende "yetenek" olsun.

Başınızdaki işlerin zorluğu yeteneklerinize denk ise, veya biraz üstünde ya da biraz altında ise sizin akışta olduğunuzu tarif ediyor... 

Birebir tam denk gelmesi, teorik bir fikirken, işlerin sizi bazen biraz zorlaması, bazen de biraz hafif gelmesi daha gerçek hayata uygun düşüyor. Bu yüzden akışta olmak bir kanalın içinde oluş halini tarifliyor bize.

Bizim için akıştan ve mutluluktan uzak düşmenin tarifini de grafik yine bize sunuyor. 

Grafiğe göre eğer yeteneklerimizin çok fazla üzerinde bizi zorlayan işlere düşmüşsek, balatayı yakma riskiyle ve yetersizlikten doğan mutsuzlukla karşı karşıya kalıyoruz.

Tam tersi durumda, yeteneklerimize göre çok kolay düşen, bize hafif gelen işlere düşmüşsek, burada da sıkıntıdan gelen mutsuzluk ve işlemeyen demir paslanır durumlarıyla yüzleşiyoruz...

Buradan hareketle, "işleyen demir ışıldar" deyimini, işledikçe gelişir, geliştikçe parıldamaya devam eder diye geliştirebiliriz belki.

Akış yerinde saymanın düşmanı. Hep aynı yetenekle, hep aynı işleri yapmanın bir süre sonra insana mutluluk vermeyeceği insanın, yolculuktan ve ilerlemekten daha büyük keyif alacağı aşikar. 

Bugün olduğumuz noktanın, varacağımız son istasyon olmadığına inanıyorsak, o zaman hadi şimdi ileri atılma, AKIŞ'a geçme zamanı....

Ara ara kendimize bir bakalım, aşırı zorlanıyor muyuz yoksa sıkılıyor muyuz?

Teşhisimize uygun olarak da kendimizi biraz daha zorlayalım, ya da biraz daha kolay görevleri üstlenmeyi ve kendimizi aşırı zorlamamayı seçelim.

Lütfen aynı teşhisi, etrafımızda değer verdiğimiz insanlara da uygulayalım. Herkesin yeteneğine yakın zorluklarlar, mutlu, mesut, bahtiyar ve AKIŞ'ta bir hayat yaşamasına dikkat edelim.

Hepimiz, hepimizden sorumluyuz. 

Hepimizi AKIŞ'a davet ediyorum.

Özkan Zere

01.08.2018
İstanbul


İlüstrasyon: Bahar Birgehan